Skip to main content

"1919'da İzmir'e Gelenler: Bir Devrimin Başlangıcı"

 İzmir 1919: Sessizliğin İçinden Yükselen Bir Çığlık

15 Mayıs 1919…

İzmir’in sabahı her zamanki gibi masumdu. Deniz sakindi, sokaklar uyanıyordu. Ama bu sıradan sabah, Türk milletinin kaderini değiştirecek bir günün başlangıcıydı. 1919’da İzmir’e gelenler, sadece bir şehre değil, bir milletin onuruna ayak basmıştı.

Bu olay, Kurtuluş Savaşı’nın fiilen başladığı an olarak tarihe geçti. İzmir’in işgali, Anadolu’da uyuyan bir devrimi uyandırdı.

1919’da İzmir’e Kimler Geldi?

15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkan kuvvetler, Yunan ordusuydu. Ancak bu işgal, yalnızca Yunanistan’ın kararı değildi.

İşgalin arkasındaki güçler:

İngiltere’nin açık desteği

İtilaf Devletleri’nin onayı

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın hukuksuz yorumlanması

Yani İzmir’e gelenler, emperyalizmin askerleriydi.

İzmir’in İşgali Neden Bu Kadar Kritikti?

İzmir sıradan bir şehir değildi.

Anadolu’nun Batı’ya açılan kapısıydı

Limanı ve ticaretiyle stratejik öneme sahipti

Ege’nin kalbiydi

İzmir düşerse, Anadolu düşerdi. Bunu en iyi bilen kişi ise henüz Samsun’a bile çıkmamış olan Mustafa Kemal Paşa idi.

Hasan Tahsin ve İlk Kurşun: Devrimin Fitili

İzmir’e gelenler, direniş beklemiyordu. Ama yanıldılar.

Gazeteci Hasan Tahsin, Yunan askerlerine karşı ilk kurşunu sıktı.

Bu kurşun:

Bir askeri değil

Bir teslimiyet anlayışını vurdu

Hasan Tahsin orada şehit edildi, ama o an Türk direnişi doğdu.

“Bu bir isyan değil, bir uyanıştır.”

İzmir İşgali Sonrası Anadolu’da Neler Oldu?

İzmir’e gelenlerin yarattığı şok dalgası, tüm Anadolu’ya yayıldı.

Ardından gelen gelişmeler:

19 Mayıs 1919: Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı

Kuvayı Milliye’nin kurulması

Halk direnişlerinin başlaması

Kongreler dönemi (Erzurum – Sivas)

İzmir’in işgali, Kurtuluş Savaşı’nı zorunlu kıldı.

1919’da İzmir’e Gelenler Bir Hata Yaptı

İşgali yapanlar bir şeyi hesaplayamadı:

Türk milletinin hafızasını ve onurunu.

İzmir’e gelenler:

Silahlarıyla güçlüydü

Ama meşruiyetleri yoktu

Haklı değillerdi

Ve tarih, her zaman haklıdan yana yazılır.

İzmir’den Cumhuriyet’e Uzanan Yol

1919’da İzmir’e gelenler, aslında farkında olmadan şunu başlattı:

Ulusal bilincin yükselişini

Bağımsızlık ateşini

Cumhuriyet fikrinin filizlenmesini

Ve sadece 3 yıl 4 ay sonra,

9 Eylül 1922’de İzmir geri alındı.

Bu kez gelenler:

İşgalciler değil

Kendi kaderine sahip çıkan bir milletin askerleriydi.

Sonuç: İzmir’e Gelenler, Bir Devrimi Başlattı

1919’da İzmir’e gelenler,

Türk milletini susturmak istedi.

Ama sonuç şuydu:

Bir millet ayağa kalktı

Bir lider doğdu

Bir Cumhuriyet kuruldu

İzmir, bir işgalin değil;

bir devrimin başlangıç noktası oldu.

Comments

Popular posts from this blog

Ant-Man ve Wasp: Quantumania watch

                                  ↓↓↓↓↓ Ant-Man ve Wasp: Quantumania WATCH

Лжедмитрий I

Лжедми́трий I , официально именовавший себя царевич (затем царь) Дмитрий Иванович [1] [2] , в сношениях с иностранными государствами — Император Димитрий ( лат.   Demetreus Imperator ) (ум.  17 мая   1606 ) —  царь   России  с  1 июня   1605  по  17 (27) мая   1606 , по устоявшемуся в историографии мнению —  самозванец , выдававший себя за чудом спасшегося младшего сына  Ивана IV Грозного  — царевича Дмитрия . Первый из трех самозванцев, именовавших себя сыном  Ивана Грозного , притязавших на российский престол (см. также  Лжедмитрий II  и  Лжедмитрий III ). Гибель царевича Дмитрия Основная статья:  Дмитрий Углицкий (царевич) Царевич Дмитрий погиб при не выясненных до настоящего времени обстоятельствах — от ножевой раны в горло. [3]   Его мать  обвинила в убийстве Дмитрия пребывавших в Угличе «людей Бориса»  Данилу Битя...

Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar?

 Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar? Büyüklerin gençlik anılarını dinlemeyenimiz ve onlarca sene önceye ilişkin anıların dün şeklinde hatırlanışına şahit olmayanımız yoktur. Üstelik bu anılar çoğu zaman “hangi şarkıda dans edilmiş olduğu” benzer biçimde pek çok ince detay içerir. Dün ne yediğini hatırlamayan bir adamın, 30 yıl önce yediği yemeği hatırlaması hatta yemeğin tadını ve kokusunu tanım edebilmesi hafıza araştırmacıları için ilginç bir çalışma alanı olmuştur. Bu fenomene; “anımsama tepesi” anlamına gelen “reminiscence bump” ismi verilmiş, tepe noktalarının çoğu zaman 10 ila 30 yaşları arasındaki döneme ait olduğu görülmüştür. Hafıza Hafıza alakalı kabul gören teorilerden biri “Bilgi İşleme” modeli ismi ile anılır. Bu kuram, belleğin basit fonksiyonlarını anlamamızda bizlere destek verir. Bu modele göre belleğimiz, üç değişik hafızaya haizdir. Duyusal hafıza Kısa süreli bellek Uzun süreli hafıza Bilgi işleme modelinin daha iyi anlaşılmasını elde eden yaygı...