Navarin, İyon Denizi Batı Yunanistan Katillerin baskınıOsmanlı ve Mısır donanmalarıyla, birlikte hareket eden İngiliz, Fransız ve Rus donanmaları arasında, 20 Ekim 1827 tarihinde geçmiş olan bir deniz muharebesidir. Bu muharebe Osmanlı tarihindeNavarin Olayı, Navarin Baskını veya Navarin Faciası adlarıyla da geçer. Büyük Britanya, Rusya ve Fransa aralarında bir antlaşma yaparak Yunaninstan'a bağımsızlık verilmesini istediler. Sultan II. Mahmut'un bu isteği reddetmesi üzerine Baltık Denizi'ne açılan Rus donanmasından bir filo, İngilizlerle birleşip, Akdeniz'e girdi. Rus-İngiliz gemilerineFransız filosu da katıldı. İngiliz amirali Codrington kumandasındaki Fransa, İngiltere, Rusya müttefik donanması, Mısır'daki Kavalalı İbrahim Paşa kuvvetlerine karşı deniz harekâtı başlattı. Mora İsyanında, Osmanlı ve Mısır gemileri Navarin limanında bulunuyordu. Müttefik donanması, Navarin Limanını kuşattı. Amiral Codrington, müttefikler adına, Osmanlı ve Mısır askerlerinin Yunaninstan'dan çekilmesini istedi. Kabul edilmedi. Navarin'in açıklarındaki müttefik donanması, gayelerinin savaş olmadığını ileri sürerek, limana girmek istediler. Müttefiklerin toplam 22 savaş gemisi vardı fakat bunların çoğu büyük savaş gemisiydi (müttefik donanmasında büyük kalibre toplu 10 tane zırhlı ve 10fırkateyn buna karşı Osmanlı'nın küçük kalibre toplu 3 zırhlısı ve 17 fırkateyni vardı ve Osmanlı donanmasının geri kalanı küçük gemilerden (korvet ve yelkenli) oluşuyordu). Ayrıca müttefik gemilerinin kaptanları ve mürettebatları Napolyon Savaşları'nda muharebe alanında önemli tecrübeler edinmişlerdi.Osmanlı-Mısır kuvvetleri ise 78savaş gemisi (nakliye gemileri sayılmazsa) başka kaynaklara göre 60 gemi veya 36 gemi olarak veriliyor. 20 Ekim'de dostane bir havayla Navarin Limanı'na girdiler. Osmanlı ve Mısır gemileri hilal şeklinde birbirine rampa etmiş, üç sıra halindeydiler. Limana giren müttefik gemileri, savaş için bahane aramaya başladılar. Ateş gemisinin başka yere alınmasını istediler. Kabul edilmeyince, Mısır gemilerinden kendilerine ateş açıldığını ileri sürerek, savaşı başlattılar. Müttefik gemilerinin ani ateşi üç saat devam etti.
AVRUPA VE YUNANLILARIN TARİHİNE DÜŞMÜŞ KARALEKE İNTİKAM VE GÖZLERİ DÖNMÜŞ TÜRK DÜŞMANLIĞI
19 Ağustos 1821 günü kapılar açılınca, Yunanlar hemen içeriye hücum etti ve kaçabilen 160 kişi dışında 3000 kişilik tüm nüfusu öldürdü.
Tarihçi George Finlay, Phrantzes adlı Yunanlı bir rahibin katliama tanıklık ettiğini söyledi ve onun anlattıklarından yola çıkarak aşağıdaki tanımı yaptı:
Mermiler ve kılıçlarla yaralanmış kadınlar kaçmak umuduyla denize koştu, bu sırada kasten vuruldular. Kollarında bebekleri olan annelerin kıyafetleri çalındı ve tek gizlenme yeri olan denize koştular, suda çömelirken insan olmayan tüfekli askerler tarafından vuruldular. Yunanlılar bebekleri annelerinin kollarından aldı ve kayalara vurdu. Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar denize atılarak boğuldu. Katliam bittiğinde cesetler ya denize atıldı ya da sahile yığıldı ve bir salgın hastalık tehdidiyle karşı karşıya kalındı.
Лжедми́трий I , официально именовавший себя царевич (затем царь) Дмитрий Иванович [1] [2] , в сношениях с иностранными государствами — Император Димитрий ( лат. Demetreus Imperator ) (ум. 17 мая 1606 ) — царь России с 1 июня 1605 по 17 (27) мая 1606 , по устоявшемуся в историографии мнению — самозванец , выдававший себя за чудом спасшегося младшего сына Ивана IV Грозного — царевича Дмитрия . Первый из трех самозванцев, именовавших себя сыном Ивана Грозного , притязавших на российский престол (см. также Лжедмитрий II и Лжедмитрий III ). Гибель царевича Дмитрия Основная статья: Дмитрий Углицкий (царевич) Царевич Дмитрий погиб при не выясненных до настоящего времени обстоятельствах — от ножевой раны в горло. [3] Его мать обвинила в убийстве Дмитрия пребывавших в Угличе «людей Бориса» Данилу Битя...
Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar? Büyüklerin gençlik anılarını dinlemeyenimiz ve onlarca sene önceye ilişkin anıların dün şeklinde hatırlanışına şahit olmayanımız yoktur. Üstelik bu anılar çoğu zaman “hangi şarkıda dans edilmiş olduğu” benzer biçimde pek çok ince detay içerir. Dün ne yediğini hatırlamayan bir adamın, 30 yıl önce yediği yemeği hatırlaması hatta yemeğin tadını ve kokusunu tanım edebilmesi hafıza araştırmacıları için ilginç bir çalışma alanı olmuştur. Bu fenomene; “anımsama tepesi” anlamına gelen “reminiscence bump” ismi verilmiş, tepe noktalarının çoğu zaman 10 ila 30 yaşları arasındaki döneme ait olduğu görülmüştür. Hafıza Hafıza alakalı kabul gören teorilerden biri “Bilgi İşleme” modeli ismi ile anılır. Bu kuram, belleğin basit fonksiyonlarını anlamamızda bizlere destek verir. Bu modele göre belleğimiz, üç değişik hafızaya haizdir. Duyusal hafıza Kısa süreli bellek Uzun süreli hafıza Bilgi işleme modelinin daha iyi anlaşılmasını elde eden yaygı...
Comments
Post a Comment